Gebelik

Hamilelikte Cinsel İlişki

Hamilelikte Cinsel İlişki Nasıl Olmalı?

İnsanlar dürtülere sahip canlılardır. Barınma, yemek yeme, korunma gibi dürtülerinin yanında üreme güdüsünü getiren cinsellik dürtüsü de mevcuttur. Ancak cinsellik toplumlarda konuşulmaktan utanılan ve ayıp olduğu öne sürülen bir tabu halindedir. Dolayısıyla hamilelikte cinsel yaşam anne ve baba adayların merak ettiği ancak genellikle doktorlarına sormaktan çekindikleri bir konu olur.

Anne ve baba adaylarının yaşamları gebelik gerçekleştikten hatta gerçekleşmesi planlandığı andan itibaren değişir. İlk olarak anne adayı, bebeğin karındaki rahatının sağlanması ve sağlığının bozulmaması açısından yediklerine, uykusuna, sosyal yaşantısına ve kendine dikkat etmekle başlar. Tüm bu değişikliklerin yanında cinsel hayatta da bir değişim meydana gelir. Hamilelik dönemi, anne adayında fiziksel ve ruhsal değişimlerin olduğu bir süreçtir.

Anne adayının libidosu (cinsel arzu) hamilelik döneminde yaşanan değişikliklere göre bazı dönemlerde artış gösterirken, bazı dönemlerde azabilir. Bazı dönemlerde ise normal olarak görülebilir. Anne adayındaki libido değişimleri belirgindir. Ancak, gebelikle ilgili problemler vuku bulduğunda bazı durumlarda cinsel yaşama kısıtlamalar getirilmesi gerekebilir.

Bununla beraber yaşanan bu değişime ve hamileliğin getirilerine adapte olmak için yapılanların, yanlış bilgilenmeler sebebiyle, henüz gelişmekte olan bebeğe zarar gelmemesi düşüncesiyle obsesif bir hal alması bilinçlendirilmeyle, engellenebilir. Burada doktor-hasta ilişkisinin net ve anlaşılır kurulması anne ve baba adayı için faydalı olacaktır.

Hamilelikte Cinsellik

Cinsellik, vücudun gereksinimleri arasındadır. Bu kişisel bir istek, bir tercih değil bir dürtüdür. Halen gelişmekte olan ülkelerde cinsellik konuşulmama ve tabu olma özelliğini korumaktadır. Gebelik döneminde anne adayının artık içinde bulunduğu ”kusallık” kavramı sebebiyle cinsellik, konuşulmaktan çekinilen bir hal alır.Normal fizyolojik bir gebelik süreci yaşayan anne adaylarının gebeliğin son 4 haftasına kadar cinsel yaşamları sınırlandırmasına ihtiyaç duyulacak herhangi bir durum söz konu olmaz. Fakat hamileliğin son haftalarında, sperm içerisinde bulunan prostoglandin isimli madde, uterus kaslarında kasılmaya sebep olur. Bu kasılmalarda erken doğuma neden olma riskinden ötürü, cinsel ilişki son haftalarda önerilmez.

Orgazm anne ve bebek için risk oluşturur mu?

Halk arasında sıkça karşılaşılan yanlış bilgilerden biri de orgazmın bebek için risk taşıdığıdır.
Hamile bir kadının orgazm yaşamasının bebeğe ya da kendine hiçbir zararı olmamakla beraber, risk de teşkil etmez. Orgazm ardından salgılanan endorfin hormonun, bebeğin faydasına olması da artı bir fayda sağlar. Bu sebeple cinselliği en istekli ve en rahat yaşanabilecek ikinci üç aylarda adaylar çok rahat olabilir.

Aylara Göre Hamilelikte Cinsel Hayat

Genellikle, anne adayının cinsel hayatındaki etkinlikler gebeliğin ilk üç ayı azalır. İkinci üç ayda artmakta olup, gebeliğin son üç ayında ise yeniden azalma gösteren bir tabloya sahiptir.

Gebeliğin ilk 3 ayı

Hamileliğin ilk üç ayı, annenin gebeliğe adapte olma, annelik içgüdüsünün yerleşmeye başlaması ile geçen bir süreçtir. Anne adayının bebeğine bir şey olacağı korkusu ve gebelik kaynaklı bulantı ve kusmalar anne adayını bu süreçte cinsellikten soğutabilir. Çoğunlukla anne baba adayları bu dönemde cinsel ilişkiye girmekten bebeğin düşeceği korkusuyla kaçınırlar. Fakat bu üç aylık dönemde gerçekleşen düşükler, çoğunlukla fetüs bozuklukları sebebiyledir.

Gebeliğin ikinci 3. ayı

Anne adayı, bu dönemde gebeliğe daha çok alışmıştır. Memelerde ve genital bölgede oluşan kan artışı sebebiyle cinsel istekler normale dönebilir. Bazen de çoğalır. Bu sebep dolayısıyla gebeliğin 2. üç aylık döneminde cinsel ilişkide artış meydana gelebilir.

Hamileliğin son 3 ayı:

Anne adayının giderek kilo alması, fiziksel olarak hareket kabiliyetinin sınırlanması, kilo kaynaklı yaşanan sırt ve bel ağrıları, vulvadaki ödem ve mantar enfeksiyonundaki artış sebebiyle cinsel ilişki esnasında ağrı hissedilmesi anne adaylarını cinsellikten soğutabilir.

Cinsel ilişki esnasınsa penis fetusla kesinlikle temas edemez. Bu sebeple cinsel ilişki bebeğe herhangi bir zarar vermez. Anne karnındaki bebek, uterusun kasları, gebelik kesesi ve kese içindeki amnion sıvısı dış etkilere karşı muhafaza edilmektedir. Orgazm, uterus’un kasıcı etkisi olan oksitosin salınımına sebep olur. Ancak bu asla doğumu uyarıcı ya da başlatıcı seviyede değildir. Gene de dikkat edilmesi gereken aşırı meme başı uyarımı da bu etkiye sebep olabilir. Bu sebeple aşırı meme başı uyarısı sakıncalıdır.
Kısacası, çeşitli durumlar dışında normal seyrinde devam eden bir gebelikte, cinsel ilişki sınırlandırması yoktur.

Hamilelikte cinsel iliskinin sakincali oldugu durumlar
Hamilelikte cinsel ilişkinin sakıncalı olduğu durumlar

Hamilelikte cinsel ilişkinin sakıncalı olduğu durumlar:

  • Erken doğum ve düşük riskine sahip olan ya da geçmişte tekrarlayan gebelik kayıpları olan kadınlar,
  • Gebeliğin herhangi bir döneminde nedeni açıklanamayan vajinal kanama geçirmiş olanlar,
  • Erken doğum ve düşük risk ihtimalini artırmasından ötürü servikal kanal yetmezliği olanlar,
  • Plasenta previa denilen (plasentanın rahim kanal ağzını lam veyu parsiyel kapaması) durumun eşlik ettiği haller,
  • Partnerde cinsel yolla bulaşan hastalığın görülmesi ve tedavisi tamamlanıncaya kadar olan dönem,
  • Tek hamilelikte son 1 ay, çoğul hamileliklerde ise 6. aydan sonra cinsel birleşme kesinlikle yapılmamalıdır.

Sıla Yılmazer

Ben Sıla Yılmazer, tutkulu bir kadın doğum hemşiresi olarak kadın sağlığına adanmış bir sağlık profesyoneliyim. Doğum hemşiresi olma yolculuğuma İstanbul'da doğup büyüyerek başladım. İnsanlara yardım etme ve sağlık alanında hizmet verme tutkumu genç yaşlarda keşfettim ve bu beni doğum hemşiresi olmaya yönlendirdi. Üniversite eğitimimi birinci sınıf bir üniversitede tamamladım ve kadın doğum hemşiresi olarak nitelikli bir uzmanlık kazandım. Kariyerime bir doğum kliniğinde başlamamın ardından anne adaylarına destek olmak için sabırsızlanıyorum. Onların yanında olmak, doğum sürecinde rahatlamalarını sağlamak ve güvende hissetmelerini sağlamak benim için en önemli önceliklerden biridir. İşimi yaparken empati yeteneğimi kullanarak anne adaylarına duygusal ve fiziksel destek sunmaya çalışıyorum. İletişim becerilerimle her bir anne adayıyla etkili bir iletişim kurarak ihtiyaçlarını anlamaya çalışıyor ve onları yönlendirerek doğum sürecinde rahatlatıcı teknikler uygulamalarını sağlıyorum. Kadın sağlığı ve doğum süreci konularında sürekli olarak kendimi güncel tutmak için araştırmalar yapmaya ve mesleğimdeki en son gelişmeleri takip etmeye önem veriyorum. Amacım, her anne adayının sağlıklı ve olumlu bir doğum deneyimi yaşamasını sağlamak ve onlara destek olmak için elimden gelenin en iyisini yapmaktır. Kadınların doğum sürecinde güvende hissetmeleri, onları rahatlatmamıza ve sağlıklı bir başlangıç yapmalarına yardımcı olur.

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu